HIV BELİRTİLERİ

HIV belirtileri kişiden kişiye değişeceği gibi hastalığın hangi aşamasında olduğuna bağlı olarak da çeşitlilik gösterebilir.

Erken dönem HIV belirtileri:
Erken dönem hiv belirtileri olarak, enfeksiyondan sonraki 2-6 hafta arasında bazı enfekte kişilerde soğuk algınlığı, gripve benzeri bir durum yaşanabilir. Hiv belirtileri Akut Retroviral Sendrom (ARS) olarak isimlendirilir.Böyle bir durumun ortaya çıkmasıyla birlikte bağışıklık sistemi reaksiyon gösterebiliyor.

HIV Belirtileri içerisinde;
• Yüksek ateş (en yaygın)
• Boğaz ağrısı
Yaklaşık 39C ateş görülmesi ve boğaz ağrısı gibi diğer belirtilerin de hafif olarak buna eşlik etmesi olarak tanımlanabilir.
• İshal ( Diare )
Akut dönemde hastaların %32 ’sinde gözlemlenir.
• Lenf bezlerinde şişlik
Boyun, kasık ve koltukaltında bulunan lenf düğümleri bağışıklık sisteminin birer elemanıdır. Enfeksiyon anında iltihaplanma eğilimindedir.
• Ciltte kızarıklık,
• Yorgunluk hissi, kas ve eklem ağrıları,
İmmün sistemin vücuda giren virüse verdiği tepkiden ötürü vücudun ürettiği inflamatuar maddeler yorgunluk hissi verebilir.
• Baş ağrısı görülebilir.



Ancak bu belirtilerden herhangi birinin görünmesi HIV ile enfekte olduğunuzu göstermez. Bu belirtiler sadece HIV enfeksiyonuna özgü değildir. Bu belirtilerin her biri bir başka enfeksiyondan kaynaklı da olabilir. Özetle, HIV ile enfekte olan herkeste ARS görülmeyebilir. Birçok enfekte kişide belirtiler bulaştan sonraki ilerleyen dönemlerdede ortaya çıkabilir.

Kişide belirtiler gözlemlenerek HIV ile enfekte olup olmadığına karar verilemez. Sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olunmayan kişilerle kurulan cinsel temas (vajinal, anal ya da oral) sonrası HIV enfeksiyonundan emin olmanın tek yolu hivtesti olmaktır.


GEÇ DÖNEM HIV BELİRTİLERİ
Erken dönem sonrası hastalık geç döneme doğru ilerler. Geç dönem, belirti olmaksızın virüsün vücutta varlığını sürdürdüğü ve geliştirdiği dönemdir. Geç dönem süresince enfekte kişide HIV ile alakalı herhangi bir belirti olmaz. Bu dönem genellikle “asemptomatik HIV enfeksiyonu” ya da “kronik HIV enfeksiyonu” olarak isimlendirilir.

Geç dönemde, virüs halen aktif olmasına rağmen kopya sayısını çok düşük seviyelerde tutarak kendini yenilemeye devam eder. Antiretroviral tedavi (ART) gören kişiler yaşamlarını on yılları aşkın sürede geç dönem olarak yaşarlar; çünkü tedavi, virüsü kontrol altında tutar. Tedavi görmeyen kişilerde geç dönem ortalama on sene sürer. Ama bazı kişilerde bu periyod hızla geçilebilir, dolayısıyla bu süre kısalabilir.

ART virüs sayısını azaltarak büyük oranla bulaştırma riskini düşürse de asemptomatik periyodda halen virüs bir başkasına bulaşabilir. Virüs, bu dönemde de tespit edilebilirliğini halen korumaktadır. Yinelemek gerekirse, HIV ile enfekte olunduğundan emin olmanın tek yolu hivtesti olmaktır.


AIDS BELİRTİLERİ NELERDİR ?

AIDS Yönünde İlerleme: AIDS Belirtileri Nelerdir ?
HIV ile enfekte olunduysa ve herhangi bir tıbbi tedavi alınmadıysa, nihayetinde HIV virüsü insan immün sistemini zayıflatır. Görülen belirtiler HIV pozitif kişinin geç dönemden AIDS aşamasına geçişinin habercisidir. AIDS belirtileri;

• Hızlı kilo kaybı,

• Tekrarlayan ateş veya sık gece terlemeleri, Zatürre
HIV enfeksiyonun seyri sırasında en sık karşılaşılan akciğer hastalığı, Pneumocystis carinii adı verilen bir tür mantara bağlı olarak gelişen zatürre (pnömoni)dir. PneumocystiscariniiPnömonisi (PCP), ateş, gece terlemesi kilo kaybı, artan öksürük ve nefes darlığı yakınmalarının olduğu bir tablodur.

• Aşırı ve sebepsiz yorgunluk,

• Koltukaltı, kasık ve boyundaki lenf bezlerinde sürekli şişlikler
İki haftadan kısa süreli şişlikler çoğunlukla enfeksiyon kaynaklıdır. İki haftadan uzun sürenler ise Epstein-Barrvirusu gibi persistanviral enfeksiyonlar, HIV, ve otoimmün hastalıklara işaret olabilir.

• Bir haftayı aşan ishaller,

• Ağız, anüs ve genital bölgede aftlar-siğiller ve yaralar,
• Ciltte ya da ağızda, burunda veya göz kapaklarında kırmızı-kahverengi-pembe veya mor renkte lekeler ;

Kaposi Sarkomu
HIV ile infekte hastalardaki en sık kanser çeşididir. Patogenezinde "Human HerpesVirus 8" (HHV8) olarak tanımlanan bir virüsün rolü vardır.

• Hafıza kaybı, depresyon ya da diğer nörolojik rahatsızlıklar
HIV enfeksiyonunda nörolojik komplikasyonlar oldukça sık görülür ve farklı tablolar ortaya çıkabilir. Beyin, beyin zarı, omurilik, periferik sinirler ve kaslar olmak üzere tüm nöralyapılar etkilenebilmektedir. HIV enfeksiyonundan nörolojik komplikasyonların ortaya çıkmasında bazı faktörler rol oynamaktadır. Bu faktörler arasında virüs yükü, virüs türü, immün yetmezlik derecesi, CD4+ lenfosit sayısı ve antiretroviral tedavi yer almaktadır. İleri evre HIV hastalarının %40-60’ında hastalıklarının seyri boyunca nörolojik bir klinik tablo ortaya çıkmaktadır.

Bu ciddi belirtilerin birçoğu immün sistemde oluşan hasarlardan ötürü ortaya çıkan fırsatçı enfeksiyonlardan ileri gelir. Belirtilerden her biri, bir başka hastalıktan da kaynaklanıyor olabilir. Üstte belirtildiği gibi, HIV enfeksiyonundan emin olmanın tek yolu hivtesti olmaktır.

HIV enfeksiyonu, immün sistemi günden güne çökerten ve vücudun diğer enfeksiyonlarla mücadelesini zorlaştıran bir durum yaratır. Tüm bunlar gerçekleşirken insan zaman içerisinde Edinilmiş İmmün Yetmezlik Sendromuna (AIDS) girer. AIDS’in şuan için kesin bir tedavisi yoktur. Ancak uygulanan tıbbi yöntemlerle enfeksiyonun seyri yönetilebilir. Ayıca yaşam kalitesi ve süresi artırılabilir.

HIV ile enfekte kişiler hekim kontrolünde ortalama üç ayda bir kan testi ile CD4 hücre sayısını kontrol ettirirler. CD4’ler bir tür T hücresidir. T hücreleri, yardımcı hücreler olarak isimlendirilen immün sistem elemanlarıdır. Normal CD4 sayısı 1 mm3 kanda 500-1500 hücredir. Bunun yanı sıra kanda viral yük ölçümü de önerilir. PCR yöntemiyle ölçülen HIV RNA sonucu 1 mm3 kanda kaç kopya sayısı virüs olduğunu gösterir. Bu işlem ART’nin etkinliğini (virüs çoğalmasını baskılayıp baskılamadığını) gösterir.